+90 (212) 963 01 84

Apilerle Bankacılık: Paylaşarak Büyümek

Codevist Bilişim TeknolojileriFintech TümüApilerle Bankacılık: Paylaşarak Büyümek

Eki

17

Apilerle Bankacılık: Paylaşarak Büyümek

Bu yazı fintechtime dergisi sonbahar 2017 sayısı için kaleme alınmıştır Dergiyi tüm bayiler, ve Turkcell Dergilik üzerinden okuyabilirsiniz.

İşletme biliminin en temel kuramlarından biri de, işe sürekli yatırım yaparak müşterinin yarın isteyeceği bir değişikliğe bugünden adapte ve hazır olmaktır. Günümüzde bu yeniliği genellikle inovasyon ve teknoloji yatırımı ile sağlıyoruz.

Geleneksel bankaların teknoloji ve inovasyona çok büyük yatırımlar yapmasına rağmen hızlı hareket edememesi ve hiyerarşik yapının da neden olduğu yavaş karar alma ve uygulama, bankaları bu alanda geride bırakabiliyor. Nitekim Fintech denen olgunun ortaya çıkmasının da bir nedeni olarak bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Öte taraftan burada ki bir diğer nedeni olarak mevcut büyük ve eski sistemlerin yüksek bakım harcamalarını gösterebiliriz. Geçen yıl bu konuda yapılan araştırmalara baktığımızda bankacılık sektöründeki BT harcamalarının yaklaşık %75’i mevcut sistemin işletimi ve bakımına harcandı. Bu hiçte hafife alınmayacak bir oran.

Bu konuda çarpıcı bir örnek vermek gerekirse, Bank Of America  mevcut (legacy) sistemlerin değişmesi ve açık bir yapıya geçmenin önemini ve gerekliliğini ve bu alanda çok radikal bir karar alarak hem verimerkezlerini belli bölümlere göre ayırdı hem de açık sistemlere geçerek teknolojisini verimli ve geniş kapsamlı bir yapıya büründürdü. Bu sayede son bir kaç yılda bankanın ettiği toplam tasarruf 1.5 Milyar$ civarında *1 ve bu tasarruf her yıl katlanarak artmaya devam edecek.

Öte taraftan geldiğimiz noktada teknoloji bilincinin ve tüketiminin artması kullanıcıları oyunun yadsınamaz bir parçası haline getiriyor. Kullanıcılar artık sadece kullanan değil aynı zamanda değişimi isteyen ve onun bir parçası olan taraftalar.

Bu konjöktürde bankaların mevcut gelişmelere ayak uydurabilmesinin en kolay ve karlı yolu kendilerini bir otorite ve köşetaşı olarak tutmaya devam etmeleri olacaktır. Bunun da en kolay yolunun mevcut sistemlerinin API’ler (uygulama arayüzleri) vasıtasıyla potansiyel ortaklarına açmalarıdır. Akıllı hareket eden organizasyonlar ise sadece API’leri değişik oyunculara açmakla kalmayıp, API’leri konumlandırırken mevcut sistemlerini de gözden geçirip  hızlı ve çevik hareket edecek bir yapıya büründürürler. Boylece API’ler sadece eski yapıları saran bir kabuk olmaktan öteye rahatlıkla geçebilir.

Türkiye’de ve Dünyada pek çok banka, API tabanlı bir çekirdeği uygulamaya başlamış ve API’ların, uyumluluk ve yönetmelikler, büyük verilerin kullanılması ve arka ofis yönetimi gibi çeşitli iç süreçler için vazgeçilmez olduğunu kavramış durumdalar ve hali hazırda bu taraflara büyük yatırımlar yapıyorlar.

 

Apilerin değer ölçüsü: Ulaşılabilirlik

Apilerin gerçek değeri onların nasıl erişilebilir olduğuna ve ne kadar geniş bir bilgi verdiğine göre belirlenebilir.

Bir banka elindeki verilerle, müşterilerine uzun vadede yeni ürünler sunabilir ama bu arayüzleri olası partnerlerine açarak tüm ekosistemin kullanacağı ve sonunda kendisine daha fazla veri, müşteri ve işlem, müşterisine ise kullanıcı deneyimi olarak dönecek ürünler ve yapıların sahibi ve sağlayıcısı olacaktır.

Birlikten güç doğar!

Paylaşım ekonomisi son yıllarda trend olan ve bir çok kimseye kazanım olarak dönen bir başka olgu. Dünyada bu konuda çok çarpıcı örnekler mevcut. Örneğin WeChat kendi platformunu apiler vasıtasıyla geliştiricilere ve partnerlara açtı. Bu sayede weChat açık platformu üzerinde, bankalar, havayolu şirketleri, perakende şirketleri ve hayır kurumlarına ait bir çok uygulama ve şirket entegrasyonu sağlandı. 2017 Çin Lunar yeni yıl bayramında sadece 5 gün içinde wechat üzerinden 46 milyar adet finansal işlem yapıldı *2. Bu bir saatte ortalama 800 milyon işleme denk geliyor.

Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere Bankacılık ve fintech sektöründe API’lerin açılması, hızlı bir gelişime ve müşteriye sunulan değerin artmasına neden oluyor ve olmaya devam edecek.  Bu da işlem ve karlılığın artmasını beraberinde doğal olarak getirecektir.

 

Peki ya Güvenlik?

Açık bankacılık veya API’leri açmak deyimi insanların aklına ilk olarak güvenlik konusunu getiriyor. Verilere özellikle bankacılık verilerine yetkisiz kişilerin erişmesi en son istenecek durumdur. Dolayısıyla bu konuda gerek API’leri geliştiren taraflarda gerekse bu apiler vasıtasıyla çeşitli deneyimler yaşayacak müşteriler tarafında en ufak bir soru işareti olmamalıdır.

Son yıllarda API’lerin her iş kolunda önemli hale gelmesiyle birlikte bu konuda geliştirilen teknolojiler de gelişmiş durumda. Burada en çok kullanılan sosyal ağ Facebook’tan örnek vermek gerekirse hemen hemen bir çok mobil veya web tabanlı proje (bankalarda dahil olmak üzere) Facebook API’lerini kullanıyor. Facebook uyguladığı api yöntemi sayesinde kendi sayfası dışında hiç bir yerde şifre ve diğer bilgilerin girilmesini istemiyor. Benzer bir yapıyla bankalar açtığı apileri çeşitli güvenlik katmanları koyarak çok rahatlıkla güçlendirebilirler.

 

Sonuç olarak, piyasa gereklilikleri ve müşteri istekleri bankaları API’lerini açmaya, olası partnerleri ile işbirliği yapmaya zorluyor ki PSD2 düzenlemesi ile 2018 yılında AB bankaları için bu durum bir seçimden ziyade zorunluluk olacak. Dolayısıyla bu değişimden kaçınmak imkansız hale geliyor. Geleneksel bankaların fintech şirketleri ile rekabet edebilmesinin en kolay yolu açık API stratejisini benimsesidir.

 

*1 https://www.fool.com/investing/2016/07/20/heres-how-bank-of-america-plans-to-cut-another-3-b.aspx

*2 http://www.reuters.com/article/us-lunar-newyear-wechat-redpackets-idUSKBN15J0BG